|
ŞAİR'İN ÜLKESİ İRAN…
 
İran hem komşumuz, hemde
müslüman bir ülke olmasına rağmen çok değişik bir kültürel yapı
sergilemekte. Bir yandan ipek yolunun izleri hala bu ülkede canlılığını
korumakta. Bir diğer yandan da Persepolisten beri güçlü bir kültürel alt
yapının varlığı her köşede kendini hissettirmekte. Bir Türk için en
şaşırtıcı keşif ise, hiç düşünmediğimiz kadar çok Büyük Selçuklu
yapıtının hala dimdik ayakta durması. Tebriz’den Şiraz’a kadar İran’ın
en önemli kültür merkezlerini göreceğiniz komple bir seyahat programı.
1. GÜN - Çarşamba
İstanbul - Tebriz
Türk Hava Yolları ile saat 23:55'de
Tebriz'e hareket.
2. GÜN
- Perşembe Tebriz
Saat
03:45'de İran'ın ikinci en büyük kenti Tebriz'e varış ve otele
transfer.
İran'da İlhanlı İmparatorluğu'nun başkenti seçilen ve zengin bir geçmişe
sahip olan Tebriz, Safevi döneminde İsfahan ve Kazvin gibi
dokumacılık sanatı ile kendini tanıtır. Şehir turu esnasında etnolojik
ve arkeolojik eserleri barındıran Azerbeycan Müzesi ve kentin
meşhur tarihî mekânı olan Mescid-i Kabud gezilecek. XV.nci
yüzyılda Cihan Şah tarafından inşa edilen ve güzel çinilerinden dolayı "Mavi
Cami" diye tanınan yapıt birçok depremden zarar görmüş fakat iyi bir
şekilde restore edilmiş. Daha sonra, Tebriz'in 60 km. güney-batısında
bulunan ilginç kaya oluşumlarına sahip tarihi Kandovan köyü gezilecek.
İnsanlar tarafından kayalıklarda kazılan ve mağaralara benzeyen evler
hala kalabalık aileleri barındırmakta.
3. GÜN - Cuma
Tebriz - Zencan
Sabah, Zencan'a
hareket. Yol üstünde bulunan Unesco tarafından Dünya Mirası listesine
alınmış ve büyük bir simgesel önem taşıyan Taht-ı Süleyman'ı
ziyaret. Değişik dönemlerine ait olağanüstü bir mimarî yapı sergileyen
Taht-ı Süleyman ören yerinde Zerdüşt dinine ait olan fakat İlhanlılar
tarafından tekrardan kısmen inşa edilen ateş tapınağını, eski sarayların
kalıntılarını ve Anahita'ya ithaf edilen Sasani tapınağını
keşfedeceksiniz. Zencan'a vardıktan sonra İran'daki bir Türkmen kolu
olan Kaçarlar tarafından inşa edilen Rakhtshooi Khaneh adlı
tarihî geleneksel çamaşırhane binası gezisi.
4. GÜN - Cumartesi
Zencan - Tahran
Sabah, Zencan'ın
yakınlarında bulunan Sultaniye gezisi için hareket. Sultaniye,
İlhanlı Hükümdarı Olcaytu'nun saltanatı döneminde başkent olur. 1384'te
Timurlenk tarafından yıkılan şehrin tek kalıntısı ise 1302-1312 arasında
inşa edilen Olcaytu'nun muhteşem türbesi. Sekiz köşeli gövde
üzerinde yükselen devasa türbe sanat ve inşaat tekniği bakımından eşsiz
bir şaheserdir. Unesco tarafından Dünya Mirası listesine alınmış bu
etkileyici türbeyi gezdikten sonra Kazvin'e hareket. İsfahan'dan
önce Safevi'lerin başkenti olan Kazvinde Imamzade Hüseyin
türbesi, Cuma Cami ve Safevi Cihil Sütun gezileri. Akşam
üstü Elburz sıradağlarının sönmüş Demavend yanardağı
eteklerinde 1150 m yükseklikte bulunan kalabalık, hareketli ve modern
bir megalopol olan Tahran'a varış.
5.GÜN - Pazar
Tahran - Şiraz
Kahvaltıdan
sonra, Kaçar hanedanının kurucusu Ağa Muhammet Han tarafından
XVIII. yüzyıllın sonlarında Şiraz yerine ülkenin yeni başkenti şeçilen
Tarhan gezisi. Şehir turu esnasında, özellikle el sanatları bakımından
zengin ve tüm ülke tarihine ışık tutan eşsiz bir koleksiyon barındıran
Arkeoloji müzesi, Cam ve Seramik Müzesi Abguineh
ve Ulusal Halı müzesi gezilerinin yanı sıra meşhur Ferdovsi
Caddesindeki Melli Bankın altında bulunan Milli Mücevher
müzesini ziyaret. Müze, dünyadaki en değerli mücevher
kolleksiyonlarından birini ve devrim öncesinde Şah Rıza Pehlevi'nin
ve Farah Diba'nın pahası biçilmez taçları ile tören tahtını
barındırıyor.
Akşam üstü hava limanına transfer ve 19:35'de hareketle 21:00'de çölün
ortasında yemyeşil bir kültür şehiri olan Şiraz'a gelerek otele
yerleşme.
6. GÜN - Pazartesi
Şiraz
Sabah, Şiraz'ın
doğusunda yaklaşık 50 km uzaklıkta bulunan Persepolis'e hareket.
Milat'tan önce 518 yılında Darius I tarafından kurulan ve
Pers-Ahemenid İmparatorluğu'nun başkenti olan Persepolis, Unesco
tarafından 1979 senesinde Dünya Mirası listesine alınmış. Kralların
kralı Büyük Darius'un, yarı doğal yarı sunî büyük bir teras üzerinde
inşa ettirdiği muazzam saray kalıntılarının yanı sıra, bir kaç kilometre
ötede falezde oyulmuş Ahemenid imparatorlarının mezarları olan Nakş-ı
Rüstem'ı ve Sasani döneminden kalan güzel taş kabartmaları
keşfediyoruz. Öğleden sonra, bir zamanlar güllerin, bülbüllerin, aşkın,
şarabın ve Sufi şair Sa'di ile aşk şairi Hâfız'ın şehri olarak
bilinen Şiraz gezisi: şehrin en büyük yapısı olan Arg-e Kerim
Han kalesi (dıştan); büyük bir saygı ile halk tarafından sürekli
ziyaret edilen ve çiçekli bir bahçenin oratasında bulunan Hafız'ın
Türbesi; dış duvarları Şiraz ekolüne has çinilerle kaplı XIX.cu bir
Kaçar eseri olan Nasır el-Mülk Cami; XIX.cu yüzyılda inşa edilen
Narenjestan Ghavam'ı sarayı ve serin bahçeleri; Bazaar-i Vekil
kapalı çarşısı...
7. GÜN - Salı
Şiraz- Yezd
Sabah Yezd'a
hareket. Yolun üstünde bulunan ve Pers-Akemenid döneminin en
erken mimarî örneklerini yansıttığı için 2004 senesinde Dünya Mirası
listesine alınmış Pasagard'ı ziyaret. Milat'tan önce VI.cı
yüzyılda Büyük Cyrus II tarafından kurulan ve Akemenid İmparatorluğun
ilk başkenti olan Pasagard'ın müstahkem terası olan Tall-e Takht
ve sarayın bazı kalıntıları görülebilmekte fakat en görkemli kalıntının
çok iyi korunmuş Cyrus II'un mozolesi olduğu şüphesiz. Yolun üzerindeki
Abarkuh'da, 4500-5000 yıllık olup dünyanın en eski ağaçlarından
biri olan ve boyu 25 metreyi, gövdesi ise 18.6 metreyi bulan dev bir
servi ağacını görmek mümkün.
İrandaki İslam öncesi Zerdüşt kültürünün en yoğun hissedildiği
bir çöl şehri olan Yezd'a varış. Şehrin dışında bulunan ve 1978
yıllında yasaklanana kadar dek Zerdüştlerin ölülerini akbabalara
terkettikleri "Sessizlik Kuleleri"ni ziyaret. Zerdüşt inançlarına
göre hava, toprak, ateş, su kutsaldır ve cesetlerle doğayı kirletmemek
gerekir.
8. GÜN - Çarşamba
Yezd
Bütün gün
sürecek olan Yezd şehir turu esnasında XIV.cü yüzyılda inşa edilen ve
kendine has bir mimarî sergileyen Jameh-Cuma Mescidi; yeşilliğin
bulunmadığı labirent sokaklardaki yüksek duvarlı kerpiç evleriyle
asırlardır sadece toprak rengi sergileyen ilginç Fahadan mahallesi; XIX.cu
yüzyılda inşa edilen ve geleneksel kapıları, renkli camları, girintileri
ve havalandırma ve soğutma için kullanılan çok sayıda rüzgar kuleleri
olan "badgir"leriyle İran'ın en iyi korunmuş evlerinden biri olan
Han-ı Lari; XII.ci yüzyılın başlarından kalma "oniki imam
türbesi" anlamına gelen Maghbareh-ye Davazdah Emam ve hemen
yanındaki derin bir kuyu olan Zendan-e Eskandar yani
İskender'in Zindanı.
Öğleden sonra, Zerdüştlerin 3000 yıldır sönmeyen kutsal ateşin
yandığı ve 1939 senesinde taşınan yeni Ateşgede Tapınağını
ziyaret. İhtişamlı kapı ve minarelere sahip Emir Çakmak kompleksinden
sonra, 250 yıllık ve 33 metrelik Yezd'ın en yüksek badgir-rüzgar kulesi
bulunduğu Devletabad Bahçeleri gezileri.
9. GÜN - Perşembe
Yezd- İsfahan
Sabah,
Tahran-Yezd-İsfahan yollarının kavşagında bulunan ve dokumacılık ile
tanınan Nain şehrine hareket. Bir hipostil iç avlu ve çok zarif
tuğla, çini ve taş oymacılığıyla özel bir dekorasyon sergileyen, İran'ın
en eski camilerinden olan Mescid-i Cuma'yı ziyaret. Öğlen
yemeğinden sonra İsfahan'a hareket ve Ardistan'da bulunan
ve Nain'den farklı bir mimarî plan sunan Mescid-i Cuma gezisi. XI.ci
yüzyıldan itibaren Selçuk hanedanının döneminde İsfahan ve Kazvin'de ki
gibi Ardistan'da da yeni bir cami mimarî planı ortaya çıkar. Bu planın
en önemli yeniliği ise kubbeli ana mekân ile sonradan İran camilerinin
karakteristiği haline gelen 4 eyvanlı iç avludur. Akşam üstü, Zagros
sıradağlarının
eteklerinde uzanan muhteşem İsfahan'a varış.
10. GÜN - Cuma
İsfahan
Kahvaltıdan
sonra, XI.ci yüzyılın sonundan itibaren Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun
ve XVI.cı yüzyılın başlarında da Safevi'lerin başkenti olan mavi
kubbeli İsfahan gezisi. Önce muazzam bir Selçuklu kompleksi olan Mescid-i
Cuma'yı ziyaret. Daha sonra Beijing'deki Tiananmen meydanının
ardından dünyanın ikinci büyük meydanı olan meşhur İmam Meydanı (Nakş-ı
Cihan) ve görkemli binalarının gezisi: Unesco tarafından Dünya Mirası
listesine alınmış olan meydanın iki katlı kemerli binaları, İmam
Camii, Şeyh Lütfüllah Camii, Ali Kapu Sarayı, Safevilerin
dönemindeki sosyal ve kültürel hayatı yansıtan Qeysariyeh kapalı
çarşısı ve görkemli kapısı. Daha sonra tarihi köprüleriyle süslü
Zayândeh Rûd Nehrinin öbür kıyısında bulunan Djolfa Ermeni
mahallesindeki etkileyici Vank Katedralı gezisi. Son olarak
XVII.ci yüzyılın ortalarında Şah Abbas döneminde inşa edilen ve
önünde yirmi zarif ahşap sütun yükselen fakat büyük havuzun içindeki
yansımalarından dolayı"kırk sütunlu sarayı" olarak adlandırılan
görkemli Çihil Sütun Sarayı gezisi. Sarayın iç duvarları değişik
konuları yansıtan büyük ve çok güzel fresklerle süslü.
11. GÜN - Cumartesi
İsfahan - Natanz - Kashan -
Tahran
Sabah Tahran'a
hareket. Ilk durak, meyva bahçeleri ile çevrili Natanz kasabasında
bulunan Selçuklu Mescid-i Cuması. Caminin İçinde, muhteşem bir
çini işçiliğini sergileyen, büyük Sufi ve mistik Abu Said'in müridi olan
Derviş Abd al-Sama İsfahani'nin Sultaniye'yi andıran türbesi
bulunmakta. Günün ikinci etabı Tahran'dan 250 km uzaklıkta bulunan ve
bir zamanlar en zengin vahalardan biri olan Kashan olacak.
Selçuklu döneminde çini atölyeleri ile meşhur Kashan adını çini anlamına
gelen "kashi" ye vermiştir. Aynı zamanda dokumacılıkla da meşhur
olan şehirin keşfi esnasında en güzel yerlerinden biri olan ve XIX.cu
yüzyılda zengin bir ipek tüccarı tarafından inşa edilen Tabatabayiha
Evini ziyaret. Şehrin dışında Şah Abbas tarafından bir termal
pınarın etrafında yaptırılan Bagh-e Fin bahçeleri gezisi. Çölün
ortasında yüksek duvarların arkasında saklanan bu şaşırtıcı bahçeler
cennetti betimleyen klasik Pers bahçelerinin en güzel örneğidir. İçinde
hamam, çeşmeler ve Safevi köşklerinin yerine inşa edilen küçük
bir Kaçar sarayı görülmekte. Akşam üstü Tahran'a varış.
12. GÜN - Pazar
Tahran - Istanbul
Türk Hava
Yolları ile saat 04:35'de İstanbul'a hareket. Saat 06 :30'da İstanbul'a
varış.
VİZE:
İran Türk vatandaşlarına vize uygulamamaktadır.
|